Yayın ihalesinin konuşulmayanları | beIN SPORTS Türkiye - beinsports.com.tr/
10 Mart 2022

Yayın ihalesinin konuşulmayanları

Peki bütün bu doğruları bilen, bilmiyorsa da araştırmayan, kendisi de hayatını telif üzerinden kazanan Türk Spor Medyası neden susuyor?



2018 yılının sonunda Fransa Ligi’nin 4 yıllık ihalesi yapıldığında kulüp başkanları mutluluktan havaya uçuyor ve yıllık değeri yüzde 60 artan yayın hakları için bayram yapıyorlardı. Fransa, İngiltere’nin ardında uzak ara da olsa ikinci sıraya yerleşmişti. Barselona merkezli çok ortaklı Mediapro, 4 yıl için 3 milyar 250 milyon euro ödeyeceğine dair imza atmış, her hafta 1. Lig’in 8 maçını ve 2. Lig’in 10 maçının yayın haklarını almıştı. Kalan maçlar ise beIN Sports Fransa’da idi. Mediapro bir yıl sonra yıllık ücretinin sadece 400 milyonunu ödemiş ve 270 milyon euro’luk taksidi ödemeden kanalı kapatıp Fransa’dan kaçtığında ülke yayıncısız kalmıştı. Canal + ve beIN Sports bir sonraki ihaleye kadar yayınları üstlendiler. 

İtalya’da geçen sezon başlarken korsan yayınlardan sadece devletin vergi kaybının bir ihale sürecinde 500 milyon euro’ya yakın olan maliyeti kabul ettiğinde büyük kampanya başladı. Korsan yayınların kaynağı Bulgaristan’dı. Büyük operasyona, kulüplerin federasyonla ortak bilinçlendirme kampanyası da eklenince İtalyanlar bir sonraki ihalede yayıncıların önüne elleri kuvvetli çıktılar. 

Reuters Haber Ajansı, 13 Aralık 2021 tarihli haberinde pandeminin futbola etkisini şu satırlarla haberleştiriyordu: İngiltere’nin rakamı her ihalede yükselirken bu kez aynı seviyede kaldı ama İspanya, Fransa, İtalya ve Almanya’da yayın bedelleri geriledi. Boş stadyumlarda oynanan maçlar, ticari işletmelerin kapalı olduğu uzun zaman diliminde yaşanan kayıplar, Z kuşağını futbola ilgisinin geçmiş kuşaklara göre yüzde 30 olduğunu belgeleyen Avrupa Kulüpler Birliği raporu ve pandemi döneminde alım gücü düşen çok sayıda futbolseverin adı geçen ülkelerde futbol yayınlarına uzak durması…

Türkiye’de yeni futbol ihalesinin kapalı teklifle yapılacağı açıklandığında Avrupa’da yayıncılığa soyunan dijital platformaların hiçbiri, yayın ihalesi şartnamesi almış olsa bile bir teklif getirmedi. beIN Sports’un tüm paketleri kapsayan teklifi 2.1 milyar TL idi. Tüm paketlere teklif getiren başka bir yayıncı olmadığı gibi, 238 maçın yer aldığı A1 paketine de beIN Sports dışında teklif getiren yoktu. Diğer 6 pakette ise beIN Sports’un toplam teklifi en yakın rakiplerinin iki katıydı… Türkiye Futbol Federasyonu, 20 kulübün en yüksek yayın bedelini alabilmesi için çaba gösteren kuruma, teklifler ortada olmasa bile ortada olmasını sağladı ve ne yaptı? A1 paketini ‘Şimdilik satmaktan vazgeçtim’ dedi. Madem futbol fena halde hayata benzer… Hayatımıza bakalım…

Bahçeli havuzlu evine satışa koyan ev sahibine en yüksek teklifi veren benim. Notere gidip imza atmamız lazım ama evin sahibi bana, ‘Sen şimdilik bahçeyi, havuzu, kamelyayı, köşedeki müştemilatı al ben evi ayrı satacağım’ diyor. Ben bahçeyi, havuzu, kamelyayı, evi almamışsam neden alayım ya da bahçesindeki her şeyi satmış ev sahibi bu evi kime satacak? Burada ev, 238 maçın yer aldığı A1 paketi…

İki arkadaş varınızı yoğunuzu ortaya koyup bir köfteci dükkanı açıyorsunuz. Dekor, mutfak, malzeme, personel, vergi… Bir işletmenin karı için kafa patlatıyorsunuz. Ben dükkanın karşı kaldırımına vergi vermediğim, ne sattığım belli olmayan köfte arabasıyla yanaşıyorum. O köfte tezgahı o kaldırımda kalır mı?

İyi bir tasarımcı Bünyamin Aydın. Sıfırdan global bir Türk markası yaratıyor. Les Benjamins… Girişimci Aydın, pahalı defileler, tanıtımlar yapıyor devler arenasında. Sonra bir gün Erenköy semt pazarına gittiğinde markasının sahte ürünlerini görüyor. Ne yapar, ne yapmalı Bünyamin Aydın? 

Bütün doğruları, verileriyle ortaya koyarken bunları ben söyleyince “Ama sen beIN Sports yorumcususun” oluyorum. Peki bütün bu doğruları bilen, bilmiyorsa da araştırmayan, kendisi de hayatını telif üzerinden kazanan Türk Spor Medyası neden susuyor?

Peki bütün bu doğruları bilen, bilmiyorsa da araştırmayan, kendisi de hayatını telif üzerinden kazanan Türk Spor Medyası neden susuyor?



2018 yılının sonunda Fransa Ligi’nin 4 yıllık ihalesi yapıldığında kulüp başkanları mutluluktan havaya uçuyor ve yıllık değeri yüzde 60 artan yayın hakları için bayram yapıyorlardı. Fransa, İngiltere’nin ardında uzak ara da olsa ikinci sıraya yerleşmişti. Barselona merkezli çok ortaklı Mediapro, 4 yıl için 3 milyar 250 milyon euro ödeyeceğine dair imza atmış, her hafta 1. Lig’in 8 maçını ve 2. Lig’in 10 maçının yayın haklarını almıştı. Kalan maçlar ise beIN Sports Fransa’da idi. Mediapro bir yıl sonra yıllık ücretinin sadece 400 milyonunu ödemiş ve 270 milyon euro’luk taksidi ödemeden kanalı kapatıp Fransa’dan kaçtığında ülke yayıncısız kalmıştı. Canal + ve beIN Sports bir sonraki ihaleye kadar yayınları üstlendiler. 

İtalya’da geçen sezon başlarken korsan yayınlardan sadece devletin vergi kaybının bir ihale sürecinde 500 milyon euro’ya yakın olan maliyeti kabul ettiğinde büyük kampanya başladı. Korsan yayınların kaynağı Bulgaristan’dı. Büyük operasyona, kulüplerin federasyonla ortak bilinçlendirme kampanyası da eklenince İtalyanlar bir sonraki ihalede yayıncıların önüne elleri kuvvetli çıktılar. 

Reuters Haber Ajansı, 13 Aralık 2021 tarihli haberinde pandeminin futbola etkisini şu satırlarla haberleştiriyordu: İngiltere’nin rakamı her ihalede yükselirken bu kez aynı seviyede kaldı ama İspanya, Fransa, İtalya ve Almanya’da yayın bedelleri geriledi. Boş stadyumlarda oynanan maçlar, ticari işletmelerin kapalı olduğu uzun zaman diliminde yaşanan kayıplar, Z kuşağını futbola ilgisinin geçmiş kuşaklara göre yüzde 30 olduğunu belgeleyen Avrupa Kulüpler Birliği raporu ve pandemi döneminde alım gücü düşen çok sayıda futbolseverin adı geçen ülkelerde futbol yayınlarına uzak durması…

Türkiye’de yeni futbol ihalesinin kapalı teklifle yapılacağı açıklandığında Avrupa’da yayıncılığa soyunan dijital platformaların hiçbiri, yayın ihalesi şartnamesi almış olsa bile bir teklif getirmedi. beIN Sports’un tüm paketleri kapsayan teklifi 2.1 milyar TL idi. Tüm paketlere teklif getiren başka bir yayıncı olmadığı gibi, 238 maçın yer aldığı A1 paketine de beIN Sports dışında teklif getiren yoktu. Diğer 6 pakette ise beIN Sports’un toplam teklifi en yakın rakiplerinin iki katıydı… Türkiye Futbol Federasyonu, 20 kulübün en yüksek yayın bedelini alabilmesi için çaba gösteren kuruma, teklifler ortada olmasa bile ortada olmasını sağladı ve ne yaptı? A1 paketini ‘Şimdilik satmaktan vazgeçtim’ dedi. Madem futbol fena halde hayata benzer… Hayatımıza bakalım…

Bahçeli havuzlu evine satışa koyan ev sahibine en yüksek teklifi veren benim. Notere gidip imza atmamız lazım ama evin sahibi bana, ‘Sen şimdilik bahçeyi, havuzu, kamelyayı, köşedeki müştemilatı al ben evi ayrı satacağım’ diyor. Ben bahçeyi, havuzu, kamelyayı, evi almamışsam neden alayım ya da bahçesindeki her şeyi satmış ev sahibi bu evi kime satacak? Burada ev, 238 maçın yer aldığı A1 paketi…

İki arkadaş varınızı yoğunuzu ortaya koyup bir köfteci dükkanı açıyorsunuz. Dekor, mutfak, malzeme, personel, vergi… Bir işletmenin karı için kafa patlatıyorsunuz. Ben dükkanın karşı kaldırımına vergi vermediğim, ne sattığım belli olmayan köfte arabasıyla yanaşıyorum. O köfte tezgahı o kaldırımda kalır mı?

İyi bir tasarımcı Bünyamin Aydın. Sıfırdan global bir Türk markası yaratıyor. Les Benjamins… Girişimci Aydın, pahalı defileler, tanıtımlar yapıyor devler arenasında. Sonra bir gün Erenköy semt pazarına gittiğinde markasının sahte ürünlerini görüyor. Ne yapar, ne yapmalı Bünyamin Aydın? 

Bütün doğruları, verileriyle ortaya koyarken bunları ben söyleyince “Ama sen beIN Sports yorumcususun” oluyorum. Peki bütün bu doğruları bilen, bilmiyorsa da araştırmayan, kendisi de hayatını telif üzerinden kazanan Türk Spor Medyası neden susuyor?