Şaka gibi!
Yayınlanma Tarihi 17 Ocak 2010 Paz 11:33
Manisaspor, Kasımpaşa ve dün İstanbul Belediye... Bu 3 takım da Beşiktaş'tan gerek maddi gerekse manevi daha alttalar. Bu bir gerçek. Geçen sezon Türkiye Kupası'nda fırtına gibi esen ve kupayı müzesine taşıyan Beşiktaş, bu yıl kupada oynadığı 3 maçta bir tek puan bile alamadı. Şaka gibi ama şaka değil, gerçeğin ta kendisi...
Açık söylemek gerekirse oynadığı 3 maçta da kazanmayı hak edecek bir futbol oynamadılar. Çok enteresandır; bundan önceki maçlarda olduğu gibi dün de Beşiktaş'ın ne oynamak istediğini anlayamadım. Bir oyun planınız vardır, onu oynamak istersiniz; ama oynayamazsınız. Buna eyvallah. Ama Beşiktaş öyle değil. Beşiktaş'ta kimse ne yaptığını bilmiyor. Beşiktaş gibi bir takım gol yiyor; o da şaka gibi... Rakip 7-8 metreden duvar pası yapıyor, Beşiktaş savunması seyrediyor. İskender gol vuruşunu İbrahim Kaş'ın yanından yapıyor, Kaş'tan ne topa ne oyuncuya müdahale var.
Tabata'yı da sinek 2'lisi yaptılar. Tamam oynadığı maçlarda kötüydü, eyvallah. Ama dün 11 kişi sahaya çıkıyor, 3 kişi değişiyor, bunların içinde Tabata yok. Yapma be Mustafa hocam. Bu kadar mı kötü oyuncu bu Tabata? Bundan sonra Beşiktaş bu oyuncudan faydalanamaz. Çünkü adama futbolculuk ruhunu kaybettirdiler. Bu kadar da olmaz!
Bobo, bir tek şutun dışında yok, Holosko yok, Tello yok; 3 tane forvet oyuncusundan 3'ü de yoksa bu takım nasıl gol atacak, nasıl maç kazanacak? Bu takımın teknik patronu Mustafa Denizli, bu takım kötü oynuyorsa ve oynadığı 3 maçın 3'ünü de kaybediyorsa, ben faturayı lidere keserim. Lider kim; Mustafa Denizli... Beşiktaş bu futbolunu devam ettirirse, ki öyle görünüyor, bırakın şampiyonluğu Avrupa kupalarını bile zor görür. Beşiktaş böyle kötü oynamaya ve mağlup olmaya devam ederse kendisini izlemeye gelecek taraftar da bulamayacak. Taraftar haklı, böyle kötü oynayan bir takımın maçına neden gelsin ki? İşte Beşiktaş için asıl tehlike bu...
İstanbul Belediye'yi alkışlıyorum. Mükemmel mücadele ettiler, çok akıllı oynadılar ve önemli eksikleri olmasına karşın maçı da kazanmasını bildiler. Maçın hakemi Kuddusi Müftüoğlu ve yardımcılarını da kutluyorum. Şahane maç yönettiler. Kuddusi'nin bir tek hatası vardı; İbrahim Kaş'ın rakibe attığı yumruk kırmızı kartlıktı. Görse kesin atardı ama perdelendiği için göremedi.
Açık söylemek gerekirse oynadığı 3 maçta da kazanmayı hak edecek bir futbol oynamadılar. Çok enteresandır; bundan önceki maçlarda olduğu gibi dün de Beşiktaş'ın ne oynamak istediğini anlayamadım. Bir oyun planınız vardır, onu oynamak istersiniz; ama oynayamazsınız. Buna eyvallah. Ama Beşiktaş öyle değil. Beşiktaş'ta kimse ne yaptığını bilmiyor. Beşiktaş gibi bir takım gol yiyor; o da şaka gibi... Rakip 7-8 metreden duvar pası yapıyor, Beşiktaş savunması seyrediyor. İskender gol vuruşunu İbrahim Kaş'ın yanından yapıyor, Kaş'tan ne topa ne oyuncuya müdahale var.
Tabata'yı da sinek 2'lisi yaptılar. Tamam oynadığı maçlarda kötüydü, eyvallah. Ama dün 11 kişi sahaya çıkıyor, 3 kişi değişiyor, bunların içinde Tabata yok. Yapma be Mustafa hocam. Bu kadar mı kötü oyuncu bu Tabata? Bundan sonra Beşiktaş bu oyuncudan faydalanamaz. Çünkü adama futbolculuk ruhunu kaybettirdiler. Bu kadar da olmaz!
Bobo, bir tek şutun dışında yok, Holosko yok, Tello yok; 3 tane forvet oyuncusundan 3'ü de yoksa bu takım nasıl gol atacak, nasıl maç kazanacak? Bu takımın teknik patronu Mustafa Denizli, bu takım kötü oynuyorsa ve oynadığı 3 maçın 3'ünü de kaybediyorsa, ben faturayı lidere keserim. Lider kim; Mustafa Denizli... Beşiktaş bu futbolunu devam ettirirse, ki öyle görünüyor, bırakın şampiyonluğu Avrupa kupalarını bile zor görür. Beşiktaş böyle kötü oynamaya ve mağlup olmaya devam ederse kendisini izlemeye gelecek taraftar da bulamayacak. Taraftar haklı, böyle kötü oynayan bir takımın maçına neden gelsin ki? İşte Beşiktaş için asıl tehlike bu...
İstanbul Belediye'yi alkışlıyorum. Mükemmel mücadele ettiler, çok akıllı oynadılar ve önemli eksikleri olmasına karşın maçı da kazanmasını bildiler. Maçın hakemi Kuddusi Müftüoğlu ve yardımcılarını da kutluyorum. Şahane maç yönettiler. Kuddusi'nin bir tek hatası vardı; İbrahim Kaş'ın rakibe attığı yumruk kırmızı kartlıktı. Görse kesin atardı ama perdelendiği için göremedi.