Demirören benimle çok uğraştı | beIN SPORTS Türkiye - beinsports.com.tr/

“Demirören benimle çok uğraştı“

Okan Koç. Bir dönem Türk futbolunun parlayan yıldızıydı. Beşiktaş'a geldiğinde yılın flaş transferlerindendi. Ancak hem kendi hem de ona umut bağlayanlar büyük hayal kırıklığı yaşadı.

Yıllar önce Gençlerbirliği'nden Beşiktaş'a yılın transferi olarak gelmesine rağmen, beklenenin altında forma şansı bulan Beşiktaş'tan ayrılmak zorunda kalan Okan Koç yıllardır yaşadığı büyük sorunları Ligtv.com.tr Haber Müdürü Erdem Erol'a anlattı.

Okan Koç, özellikle Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ve o dönemki Beşiktaş Teknik direktörü Mircea Lucescu'ya tepkisini bir an olsun gizlemedi, başına gelenlerden bu iki ismi sorumlu tuttu. İşte isyanları, hataları ve itiraflarıyla Okan Koç:

-Röportaj yapılan kişi Okan Koç olunca sadece Vestel Manisaspor değil, hayatının bir parçası olan Beşiktaş da konuşuluyor tabii ki. Çünkü sen Beşiktaş’ın genç yıldızı Okan Koç olarak tanındın.
Evet.

"YILDIRIM DEMİRÖREN BENİMLE ÇOK UĞRAŞTI"
-Ve Ben de sohbete Beşiktaş’la başlamak istiyorum. Ayrı ayrı sorular yöneltmekten öte ilk önce kendini Beşiktaş’tan başlayarak nasıl ifade edersin? Neler yaşadın bugünlere kadar?
Beşiktaş'a gittiğimde benim en büyük dezavantajım yaşımın genç olmasıydı. Bir de Lucescu gibi bir teknik direktörün elindeydim. Çünkü gençlere şans vermiyordu, gençleri oynatmıyordu. Oynattığı zaman iyi oynuyorduk, sonra "Siz gençsiniz bekleyin" diyordu. 3-4 hafta yine oynatmıyordu. Bekliyorduk... Oysa ben hep oynaya oynaya geldim Beşiktaş’a. Gençlerbirliği'nde çok iyi maçlar oynadım. Lucescu beni oynatmayınca tabii moral olarak çöküyorsun. Birde şampiyonluk da açık ara farkla elden gidince, bu sefer tecrübeli abilerimiz de sorumluluk almamaya başladı. Biz gençler olarak birşey yapamadık. Ertesi sene bana "Seni kiralık göndereceğiz" dediler. Ben de "Kiralık gitmek istemiyorum, bonservisimle gitmek istiyorum" dedim. Galatasaray'la anlaştım ama Yıldırırm Demirören beni Galatasaray’a vermedi. Yani o ara Başkan Yıldırım Demirören benimle çok uğraştı. Gitmek istedim vermediler, kalayım dedim kalmama da izin vermediler. "İlla ki Bir Anadolu takımına gideceksin" dediler. Ben de "Büyük takımda oynamak istiyorum" dedim ama "Hayır gideceksin" dediler. "Tamam" dedim sonunda ve 1 sezon gittim. Ertesi sene Rıza hoca bana "Beşiktaş’a geleceksin" dedi. Tekrar geri döndüm Beşiktaş’a. Tam herşeye yeniden başlarken Yıldırım Demirören "Ben onları istemiyorum" demiş.

-Onları derken?
Beni, Emre Aşık’ı, Fatih Sonkaya’yı, Berkant'ı falan istemiyorum demiş.

-Kime demiş. Rıza hocaya mı?
Evet.

-Peki bunu sen nereden biliyorsun?
Bu bize söylendi. Hatta sonra ben gittim Rıza hocamla konuştum. Sonra yöneticilerlede konuştum. Erdil Arpacı'yla konuştum. Erdil Arpacı bana "Seni başkan istemiyor" dedi. O zaman beni başka takıma verin dedim O da bana "Tamam" dedi. Gittim Galatasaray'la anlaştım bir daha. Tamam dediler önce ve Galatasaray’da Beşiktaş’a bir miktar para verecekti. Sonra vazgeçtiler ve "Vermiyoruz seni" dediler. Yine benimle uğraştılar. Ondan sonra tabii ben Ankaragücü'ne, sonra Konyaspor’a, ardından da Vestel Manisaspor’a Ersun hocanın yanına geldim.

-Konya’da sorunların oldu değil mi?
Zafer Biryol'la orada bir sorun oldu. Ufak tefek sorun ama bunlar. İdmanda bir çok futbolcu tartışması yaşanır. Ondan dolayı ayrılmıştım zaten.

"SORUNLU BİR FUTBOLCU GİBİ GÖSTERİLDİM"
-Okan ben aklıma gelenleri, kafama takılanları sorarım.
Tabii abi. Ne düşünüyorsan hepsini sor.

-Okan Koç sorunlu bir futbolcu mu?
Benim sorunlu futbolcu olup olmadığımı hocalara soracaksınız, onlar daha iyi biliyorlar.

-Sen kendini nasıl görüyorsun?
Ben kendimi sorunlu olarak görmüyorum. Çünkü benim hiçbir hocayla problemim olmadı. Sorunlu gibi yansıtıldı ama benim asıl sorunlarım, işte başımdan çok kötü şeyler geçti. İşte Galatasaray'a vermediler. Abim vefat etti. Çok kötü günler geçirdim. O aralar psikolojik bunalımdaydım. O aralar biraz sorun yaşadım. Gençlerbirliği'ndeyken hiçbir sorun yaşamamıştım. Beşiktaş'a gittim 1 sene hiç sorun yaşamadım. Her sene kiralık gittim. İşte Konya'da bir tek Zafer Biryol'la bir sorunum oldu. Başka hiç bir problemim olmadı. Bunu çalıştığım bütün hocalarıma sorsanız, Giray hocaya, Ersun hocaya, Hikmet hocaya sorsanız anlayacaksınız. Beni buraya Ersun hoca özellikle istedi. O ara Erciyesspor da istiyordu. Hikmet hoca da beni istedi Ankaragücü'ne. Sonra Denizli istedi. O ara Zafer Biryol'la olanlardan dolayı sorunlu olarak yansıtıldım. Ama benim kimseyle bir sorunum yok.

-Gençlerbirliği'nden Beşiktaş'a çok şaşaalı geldin. Sen özel yetenekleri olan bir futbolcusun. Çok beklentilerle Beşiktaş'a alındın. Beşiktaş taraftarı da çok sevdi seni.
Evet çok sevdi beni. Çok seviyordu.

-Beşiktaş'a geldiğinde çok gençtin, şimdi kaç yaşındasın?
25’e girdim.

"EN BÜYÜK ŞANSSIZLIĞIM LUCESCU'YDU"
-Hala çok gençsin. Nereden baksan sakatlık falan olmazsa önünde 10 yıl daha futbol hayatın var. Hala hedeflerin var değil mi? Nedir hedeflerin?
Gerçekten şunu yine söylemek istiyorum. Benim Beşiktaş'ta en büyük şanssızlığım Lucescu'ydu. Lucescu gerçekten gençlere hiç değer vermeyen bir hocaydı. O sene Beşiktaş'a değil de Galatasaray'a veya Fenerbahçe'ye gitseydim ben, profesyonel futbolcuyum, şu anda burada iyi bir çıkış yakalamaya başladım, o çıkışla tekrar başka takımlara gitsem, Fener olur, Galatasaray olur, Trabzon olur, Beşiktaş olur, daha iyişeyler yaşayacağıma inanıyorum ben. Çünkü ben o ara tecrübeli bir hocaya gittim ama bizi kullanamadı. Bize hep "Siz gençsiniz bekleyin" dedi. Biz de bekledik. Bundan sonrası için tabii hedeflerim var. Burada hocanmızla sağolsun Ersun hocam bana yardımcı oldu, şimdi Giray hocam bana yardımcı oluyor. Hedeflerim aynı; mesela milli takıma gitmek. Şu anda bakıyorsunuz, Vestel büyük bir şirket grup olarak. Bunu herkes biliyor. Fener'in Beşiktaş'ın Galatasaray'ın imkanları bizde de var. Onlardan çok imkanlarımız da var bizim arkamızda çok büyük bir güç var. Burada hedeflerimiz vardı. 2. yarı kötü gittik. Ben burada hedeflerime ulaşmak ve sonra milli takıma tekrar gitmek istiyorum. Büyük takım dediğim, ilk başta Gençlerbirliğin de gözümde büyüttüğüm kadar değilmiş yani, bunu anladım.

"GALATASARAY İLE ANLAŞTIĞIM İÇİN BEŞİKTAŞLILAR TEPKİ GÖSTERDİ"
-Beşiktaş taraftarı seni çok sevdi ama yaşananlardan dolayı taraftardan çok eleştiri almaya da başladın. Mesela dendi ki "Gece hayatı, geziyor, tozuyor, kızlarla alemler yapıyor" dendi. "Kendine bakmıyor" dendi.
Bunları çok söylediler biliyorum. Şu anda ben 3 senedir nişanlıyım. Bu yaz inşallah evleneceğim. Gerçekten bu tür şeylerden çok rahatsız oldum.O zamanlar gençtim, 21 yaşındaydım ama yani nasıl geziyordum. Alem değil bunlar. Şimdi ben kız arkadaşımla eğlenemez miyim? Hergün hergün eğlenmiyordum ki haftada bir kere çoğu zaman ayda 1 kere çıkıyordum. O da maçı kazanıyorduk öyle. İstanbul'da basın birçok şeyi abartıyor. İnsanlar da bunu okuyor ve taraftarın tepkisi oluşuyor. Ama taraftarın bana en büyük tepkisi Galatasaray’la anlaşmam oldu. Ben profesyonel futbolcuyum. Profesyonel futbolda herşey olabilir. Emre Aşık'ı görüyorsunuz, 3-4 takıma gitti. Sergen Yalçın da öyle. Yani Galatasaray'la anlaşmama tepki gösterdi taraftarlar. En çok bana tepkileri ondan dolayı. Beşiktaş seyircisini çok seviyorum onların da çoğu inanıyorum beni çok seviyor, ama tek kırgın olduğum kişi benim Başkan Yıldırırm Demirören, Erdil Arpacı ve bir kaç kişi. Onlar bana sahip çıkmadılar. Onlar benim gitmek istediğim yerlere izin vermediler hep kendi istedikleri yere gitmemi istediler. Ben Galatasaray'la anlaşmışım, hedefim var ve oraya gitmek istiyorum ama vermediler.

"1-2 SENEMİ YEDİLER BEŞİKTAŞ'TA"
-Yani hem seni göndermek istiyorlar ama bir yandan da değer olarak görüyorlar Galatasaray'a vermek istemiyorlar.
Evet. "Kalayım Beşiktaş'ta" diyorum, "Yok seni düşünmüyoruz" diyorlar. "Bırakın Galatasaray'la anlaşayım" diyorum "Yok Anadolu takımıyla anlaş" diyıorlar. Böyle bir mantık var mı? O yüzden Türk futbolunda Okan Koç böyle oluyor, diğeri böyle oluyor. Sen bıraksan ben Galatasaray'da oynasam tekrar çıkış yakalasam, tekrar milli takıma gitsem, belki Avrupa'ya transfer olacağım. Benim 1-2 senemi yediler böyle.

-Sorunlu futbolcu musun diye neden soruyorum sana çünkü bir taraftanda sorunlu futbolcu olarak gösteriliyorsun.
Neden sorunlu futbolcu işte bu tür şeylerden dolayı. Kendi geleceğimi düşünmek adına. Yoksa Beşiktaş'ta benim hiçbir sorunum yoktu ki. Ne kavgam var ne de kadrodışı kalmışım.

-Beşiktaşı seviyor musun?
Beşiktaş'ta ben sadece taraftarı seviyorum. Gerçekten müthiş bir taraftarı var.

-Futbol hayatında en çok kafana taktığın ne oldu?
En fazla kafama taktığım bana Beşiktaş'ın yaptıkları oldu. Beşiktaş'ın değil de yönetimin bana yaptıkları oldu. Bana çok büyük haksızlıklar yapıldı.

"YILDIRIM DEMİRÖREN YOKSA GİDERİM"
-Bir gün Beşiktaş'a çağırırlarsa ne yaparsın?
Bir gün çağırırlarsa ki iyi oynadığım zaman tabii ki çağıracaklar.  Ama nasıl gideceğim, bu yönetim olmadığı taktirde giderim. Beşiktaş olur, Fener olur, Galatasaray olur, Trabzonspor olur. Ama Beşiktaş'a bu yönetim olmadığı yani Yıldırırm Demirören olmadığı taktirde giderim yani. Benim ayrılacağım sene anketler yapıldı. Taraftarların yüzde 80’i, 90’ı gönderilmesin dedi. Sonra eski yönetimden baskılar yapıldı, "Niye böyle yapıyorsunuz" dendi. O kadar para verdiler sonra göndermeye çalıştılar beni. Ben de anlayamadım ama neden yaptılar.

"YANAL VE TERİM'İ DİNLEMEDİĞİM İÇİN ÜZGÜNÜM"
-Bu sende çok büyük bir baskı oluşturdu mu?
Çok üzüldüğüm, çok sıkıntı çektiğim günler oldu. Her şey güllük gülistanlık geçmedi. Çok sıkıntılı günler yaşadım. Bazen nereden futbolcu oldum dediğim bile oldu yani düşünün. Ben en çok şuna üzülüyorum. 2 hocamı dinlemediğime üzülüyorum. Ersun hocam ve Fatih Terim'i dinlemediğim için üzülüyorum.

-Ne demişlerdi sana?
Sadece Ersun hocanın dediğini söylemek istiyorum sadece. Gerçekten Ersun Yanal çok büyük bir teknik direktör. Burada olaylar oldu bana sadece şunu söyledi: “Bir sene daha bekle.” Bir de Fatih hocanın dediği var ama burada söylemek istemiyorum.

-Güzel bir şey mi?
Güzel, çok güzel birşey söyledi. Onu dinlemedim ama dinlemek benim elimde değildi. Bana dinlettirmediler. Bazı şeyler, bazı olaylar, bazı sorunlar oldu ben dinleyemedim onları.

"YANLIŞ BÜYÜKLERİMİZ, YANLIŞ ABİLERİMİZ OLDU"
-Yanlış arkadaşların oldu mu?
Oldu tabii ki. Yani menfaat... Yanlış arkadaşlar değil de aslında yanlış büyüklerimiz oldu, yanlış abilerimiz oldu. Bizi yanlış yönlendirdiler.

-Menfaat dedin?
Menfaat oldu işte bir sürü şeyler yaptılar. Tehditler oldu, bir sürü şeyler oldu. O yüzden Fatih hocanın dediğini söylemek istemiyorum dediğim olay bu yani. İkisini de dinlemediğime çok pişmanım şu anda.

-Çok açık bir şey soracağım sana.
Sor abi.

-Bir dedikodu vardı o yıllarda; Okan Koç belinde silahla geziyor, mafyayla takılyıor, kumar oynuyor, borcu var gibi.
Kumar, silah falan olmadı. Benim silah en sevmediğim şey. Ben yemin ediyorum sana elime sürmem silahı, hiç sevmem.

"NİŞANLIM MADDİ-MANEVİ DESTEK OLDU BANA"
-3 yıldır nişanlıyım dedin...
3 senedir gerçekten çok mutlu bir ilişkim var. Ankara'da  Bilkent'te okuyor. Onunla bu yaz inşallah evleneceğim. Hayatıma yeniden bir düzen kuracağım. Burada çok iyi bir çıkış yakaladım. Gerçekten iyi top oynamaya başladım. Ersun hocama da Giray hocama da çok teşekkür ediyorum. Onlarla tekrar eski günlerime döneceğime daha iyi olacağıma inanıyorum. Çünkü ben o zaman tecrübesizdim. Şimdi çok tecrübeliyim.

-3 yıldır nişanlıyım dedin. O zaman nişanlında seninle birlikte çok kötü günler geçirdi.
Çok kötü günler geçirdi tabii. O bana inanamayacağınız kadar destek oldu. Hem maddi hem manevi yönden çok destek oldu bana.

-Maddi yönden sıkıntılar yaşadın mı?
Tabii yaşadım. Çok sıkıntılar yaşadım.

-İyi paralar kazandın ama.
İyi paralar diyorsun da, bakarsanız 2 senedir bazen maçlar kötü gidiyor, para kazanamıyorsun. Gerçekten O da çok sıkıntılı günler yaşadı benden dolayı. Beni üzgün görüyor o daha çok üzülüyor. Evlendiğim zaman herşey çok daha iyi olacak. Daha yaşım da genç. Vestel Manisaspor'da da çok iyi şeyler yapacağım. İnşallah daha iyi olur herşey.

"NİYE BÖYLE BİR ŞANS VAR BENDE"
-Vestel Manisaspor sezonun ilk yarısı çok iyi bir çıkış yakalamıştı. Sen sezon ortasında geldin. Gelirken kafanda ligin ilk yarısını 4. sırada bitirmiş, haftalarca liderlik koltuğunu bırakmamış bir Vestel Manisaspor vardı değil mi?
Evet.

-Bundan dolayı da buraya koşarak geldin tabii. Ama ligin ikinci yarısında 2 tane farklı Beşiktaş yenilgisi ardından başlayan düşüş süreci. Bir anda olumsuzlukların içine düştün herhalde. Hiç bu nasıl bir şanstır dedin mi kendi kendine?
"Ya" dedim, "Niye böyle bir şans var bende" dedim. İlk geldiğimde Ankaraspor'u yendik. Beşiktaş’la oynadığımız ilk lig maçında ilk yarı çok iyi oynuyorduk. Sonra bir pozisyon kaçırdık, onlar attı. Biz atsak belki farklı olacaktı. Ondan sonra işler kötü gitmeye başladı. Burası hedefleri olan bir camia. Ersun hoca da çok başarılıydı ilk yarı. İkinci yarı sorunlar oldu ama sorunların nedenlerini ben kendimizde arıyorum. Şimdi Giray hoca geldi ve iyi bir çıkış yakaladık. Takımım için elimden geleni yapacağım.

-Hedefleri olan Vestel Manisaspor'a geliyorsun ve takım şünde kümede kalmak için oynuyor. Bu çok büyük bir stres. Bu stresi üstünüzden atmak 10 hafta aldı.
Öyle diyorsun da çok kötü bir şey bu. Müthiş top oynuyoruz, tek kale oynuyoruz, goller kaçırıyoruz, adam geliyor 45. dakikada bir tane vuruyor gol oluyor. 20. saniyede vuruyor gol oluyor. Ondan sonra 1-0 bitiyor. Ondan sonra büyük strese giriyorsun. Haftada 2-3 kere toplantı yapıyorduk kendi aramızda. Arkadaşlar kazanmamız lazım hep diyorduk ama olmadı. Ama artık bitti.

"ARTIK KAFAM RAHAT"
-Geleceğe nasıl bakıyorsun?
Çok iyi bakıyorum. Bir aralar çok stresteydim, bunalımdaydım. Ama artık kafam çok rahatladı. Böyle güzel bir camiada futbol oynadğım için çok mutluyum. Gerçekten Vestel Manisaspor kulübü çok büyük bir marka.

"FUTBOLU BIRAKASIM GELDİ"
-Bu ve buna benzer geçmişe dayalı sorularla karşılaşmak seni sıkıyor mu, üzüyor mu?
Tabii üzülüyorum. Çünkü geçmişte çok iyi şeyler yaşadım. Sonra kötü şeyler yaşadım. Aklıma geldikçe mesela gece yatarken, maçtan önce, maçtan sonra düşünüyorum, çok üzüldüğüm günler oluyor. Yemin ediyorum sana acayip sıkıntılı günler geçirdim. Tahmin edemeyeceğin kadar kötü günler geçirdim. Futbolu bırakasım geldi ya.

"HERKES SAHTEKARLIK YAPTI BİZE"
-Çevrende de samimi insanlar yoktu o zaman değil mi?
Tabii. Hep menfaat. Benim 2 tane kardeşim gibi sevdğim arkadaşım var. Bir tanesini çok severim. Abimden ayırmazdım. O da Kayseri Erciyesspor'da oynuyor. İlkem, benim Çanakkale'den, yıllardır arkadaşım. Kardeş gibiyiz. Bir de Onur diye arkadaşım var. Kardeş olmak için kan bağı gerekmiyor. Özellikle şunu söylemek istiyorum. Özellikle genç futbolculara, İstanbul'a gidecek olanlara, İstanbul böyle çok renkli bir dünya değil. Oraya gittikleri zaman seçimlerini çok iyi yapmaları lazım, çok dikkatli olmaları lazım. Herkesle mesafeli olmaları lazım. Yönetimle, futbolcu arkadaşlarıyla, basınla, kendi arkadaşlarıyla herkesle çok mesafeli olmaları lazım. Herkese güvenmeyeceksin. Ben çok güvendim, çok yanlış şeyler gördüm. Herkese güvendim. Boş mukavelelere imza attık. Arkadaşlarımıza, yöneticilerimize inandık ama hepsi de bize sahtekarlık yaptı işte.

-O genç yaşta paran için yaklaşanlar oldu mu? Seninle birliktre o hayatı yaşamak, yanında gezmek.
Oldu tabii çok oldu. Ama hepsini biliyordum ve hepsine de mesafeyi koyuyordum.

-O insanlar neredeler şimdi?
Bilmiyorum ki. Görüşmüyorum.

-Arayıp soruyorlar mı? Yani iyi gün dostları kötü günlerinde yanında mıydılar?
Artık umursamıyorum. Onlar eskidendi. Yine arıyorlar ama eskisi gibi Beşliktaş'ta oynadığım gibi veya o eski Okan Koç olduğum gibi değiller.

-Beşiktaş'ta olmadığın için mi eskisi gibi değiller?
Tabii canım Beşiktaş'ta olsaydım veya Galatasaray'da, Fener'de olsaydım yine eskisi gibi olurlardı.

-O zaman belki de sen o insanların gerçek yüzlerini hala tanıyamamış olurdun.
Tabii. Ama bir çoğunun da gerçek yüzünü biliyordum. Çok sahtekar var, bir bilsen neler var ya.

erdem.erol@ligtv.com.tr