"Alex ve Lincoln'den çekiniyorlar"

"Alex ve Lincoln'den çekiniyorlar"
Lig TV Genel Müdürü ve Türk spor basının duayeni  Şansal Büyüka, Dobra Dobra programında Ömer Güvenç’in sorularını yanıtladı.
Büyüka, hafta sonu oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisi, Mustafa Denizli'nin başarısı, Trabzonspor'un kaybettiği puanlar,  Lincoln olayı ile ilgili bir çok konuda çarpıcı yorumlar yaptı. İşte Büyüka'nın sözleri:
   
“BU KADARINI MUSTAFA DENİZLİ DE BEKLEMİYORDU”
Mustafa Denizli 16. haftada, “26. haftayı bekleyin” dediğinden beri çok şey değişti. Beşiktaş takımı 16. haftada önündeki rakiplerinden ciddi anlamda gerideydi. Bu 10 haftada toplam puan açısından bakarsak rakipleriyle arasındaki 20–25 puan farkı eritti. Trabzonspor’u da altına aldı bu ara Beşiktaş. O umutsuzluk tablosu olağanüstü bir olumlu tabloya dönüştü. Ben Mustafa Denizli’nin bile bu kadarını tahmin ettiğini düşünmüyorum. Beklediğinden fazla değişiklik oldu diye düşünüyorum. O zamanlar camia bu kadar karamsarken hesaplamadıkları bir şey vardı. İkinci yarının başlarında Beşiktaş’ın üzerindeki 4 takım birbiriyle oynuyordu. Mustafa Denizli, o günler de bu hesabı yapan tek kişiydi Beşiktaş camiasında. Başkan dahil herkes bir suçlu arıyordu o dönem.
 
“TRABZONSPOR’UN HALA ŞANSI VAR”
Ben Trabzonspor’dan bu kadar fazla puan kaybını beklemiyordum. Ersun Yanal’ın takımlarında belli bir haftadan sonra düşüş oluyor ama bu kadarını beklemiyordum. Galatasaray ile içerdeki 2-2’lik beraberliği yine hoşgörüyle karşılayabilirsin ama onun dışında Denizlispor ve Konyaspor yenilgileri ile Büyükşehir beraberlikleri kesinlikle fazlaydı. Ben bu sonucu Trabzonspor’un kadrosunun bu yarışı kaldıramamasına bağlıyorum. Yine de kaybedilmiş bir şey yok. Trabzonspor bu hafta Hacettepe ile oynarken diğer tarafta Galatasaray – Fenerbahçe maçı oynanıyor. Beşiktaş da deplasmana çıkıyor. Trabzonspor için bence halen kaybedilmiş bir şey yok. Beşiktaş’ın Kocaelispor maçı bence geri kalan haftalardaki en önemli maçı Beşiktaş’ın. Cuma günü Beşiktaş kazanırsa rakiplerinin maçlarını bekleyecek. Kocaelispor da can derdinde tabi ki.
 
“SEVGİNİN DOZUNU AYARLAMAK LAZIM”
Beşiktaş taraftarının gösterisine gelelim. Bence sevgiden kimseye zarar gelmez ama bunun dozunu ayarlamak lazım. Tamam, polis abartılı güç kullanmış olabilir ama dayak yiyen 4-5 tane de polis var. Duyuyoruz ki bu insanların arasında alkollüler de varmış. Tamam, Beşiktaş aşkıyla orada olan insanlar var ki zaten olan onlara oluyor, dengesiz insanlar da var orada. Beşiktaş taraftarı maça yarım saat kala stada gidebiliyor ancak. Otobüsün içinde dumandan boğuldu futbolcular. Kendilerini dışarı atsalar oda da biber gazı var. Bu hırsını sezon sonuna saklamalı Beşiktaş taraftarı. Beşiktaş şampiyonluğa gidiyor, taraftar çıldırıyor. Beşiktaş şampiyonluktan uzaklaşıyor, taraftar çıldırıyor. Yahu neden çıldırıyorsun kardeşim? Toraman sanırım maçtan sonra dedi, “Bizim seyircimiz rakip takımı baskı altına alırsa daha iyi olur” şeklinde konuştu.
  
“GALATASARAY’IN BAŞINA DEVLET KUŞU KONDU”
Galatasaray’ın bundan sonra İstanbul dışına çıkacağı tek maçı var. Gaziantespor maçının son 2 dakikasında Galatasaray gerçekten bir mucize yakaladı. Gaziantepspor’un kaçırdığı 2 gol kolay kolay yakalanacak pozisyonlar değildi. Devlet kuşu kondu Galatasaray’ın başına. Gaziantepspor’da iyi bir kadro kurmuş olabilir ama ben bu kadar kendine oynayan oyunculardan kurulu bir takımın uzun soluklu olacağına inanmıyorum. Tabata, küçük takımlara karşı büyük futbol oynuyor ama büyük takımlara karşı göstereceksin asıl kendini. Bütün takım kendine oynuyor. Gaziantepspor halı saha maçı yapar gibi oynuyor. Bir takım hüviyetleri yok. Galatasaray savunması ceza sahasına sokmadı rakibini. Hakan Balta ve Emre Aşık’ı da tebrik edelim. Ben Baros’u da olağanüstü beğendim. Eğer Fenerbahçe maçını da kazanırlarsa şampiyonluk yarışında olağanüstü avantarlı hale gelir.
 
“ARDA’NIN FORMUNUN YÜKSELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Arda, Türk futbolunun bir numaralı oyuncusu haline geldi. 2 Milli maç oynadı, yoruldu. Arda’dan çok şeyler bekleniyor. Adnan Polat bile “Seneye takımı Arda’nın üzerine kuracağız” dediğine göre onlar da çok şey bekliyor. Arda bu sene çok fazla maç oynadı ve kabul edelim ki biraz yoruldu. Türk futbolcusunun psikolojisi ve fiziğiyle bu tempoya alışması lazım diye düşünüyorum. Arda önceden orta sahanın önünde oynardı ve geriye de fazla gelmezdi. Bu sene ise sol bek ve sol açık arasında 80 metrelik bir kulvarda oynuyor. Galatasaray tek kulvarda devam ettiği için Arda’nın kendini biraz daha toparlayacağını düşünüyorum.
  
“FENERBAHÇE İYİ MÜCADELE ETTİ”
Ben Fenerbahçe’nin Eskişehirspor maçında iyi mücadele ettiğini ancak pek de iyi oynamadığını düşünüyorum. Eskişehirspor da hücum alanında hiç yoktu. Mesela Youla hiç görünmedi ortalıkta. Edu da sakatlandı. Edu aranır, aranacak bir oyuncu. Edu’nun eksikliğini Önder giderir diye düşünüyorum ben açıkçası. Ben sezonu kapatacağını da pek tahmin etmemiştim ama öyle oldu. Futbolda böyle eksikler oluyor. Galatasaray uzun süredir eksik oynuyor. Ama geniş kadro kurmanın amacı böyle durumlardan çıkabilmek işte.
 
“ALEX ZORLAMAYLA OYNAYACAKSA, OYNAMASIN”
Alex, zorlamayla oynayacaksa ben olsam oynatmam. Neden? Zaten markaja girdi mi zorlanan bir oyuncu. Alex eğer oynamazsa Fenerbahçe’nin fazla etkileneceğini düşünmüyorum. Hatta iyi yönleri de olabilir. Orta sahada markaja yönelik bir kişi daha, mesela Deniz’i kullanabilirsin. Hep ne derler, “sağlam bir oyuncu yarım bir oyuncudan daha iyidir” derler. Güiza ve Semih ikilisinden birisi de oynamazsa Alex’le beraber, 5’li bir orta saha kurup Galatasaray’ı durdurmayı düşünebilir Aragones.
 
“FENERBAHÇELİLER LINCOLN’DEN ÇEKİNİYOR”
Hangi Fenerbahçeliyle konuşsam Lincoln’den çekiniyor. Ben olsam bu maçta Lincoln’ü kullanırım. Gerçi Lincoln, arkadaşları burada çalışırken tatil yaptı ama yine de bu maçta değerlendirilmesi lazım diye düşünüyorum. Bir de şu var tabi ki, Kewell, Arda, Baros, Lincoln… Bunların hepsi oynarsa bir direnç kaybı yaşanır mı? Ben Bülent Korkmaz’ın bu dengeleri sağlayacağını düşünüyorum. Bana göre ne olursa olsun Lincoln, Galatasaray ilk 18’inde her zaman bulunmalı.
 
“EMRE’YE TEPKİ OLACAKTIR”
Emre Belözoğlu’na karşı bir tavır ve tepki olacaktır. Olmamasını dilerim ama olacaktır. Ama ben küfrü asla kabul edemem. İnsanların bunu birbirine yapmaya hakkı yok asla. Ne insanlık olarak var ne de hukuken var. İnsani bir tepki olabilir ama ötesi olmamalı. Olası bir küfrü asla kabul etmem ve son derece ayıplarım. Emre çabuk sinirlenen bir oyuncu olduğu için Galatasaray seyircisi o’nun üzerine oynayabilir maç boyunca. Bunu da normal karşılarım. Emre’nin orada uyanık olması lazım. Çünkü bu maçta takımını eksik bırakacak oyuncu takımını yakar. Yakar kardeşim. Galatasaray’ın ceza limitinde olduğunu sanıyorum. Eğer öyleyse daha da dikkat etmesi lazım seyircinin. Çünkü bu haftalarda takımını seyircisiz bırakmaya hakkı yok kimsenin.
 
“BERABERLİK BİLE CİDDİ YARA VERİR”
Bu maçta beraberlik iki tarafa da ciddi yara verir. Ama kaybeden tarafa ağır darbe vurur. Beraberlik durumunda Fenerbahçe der ki, “Galatasaray’a yenilmedik” Galatasaraylı der ki, “Fenerbahçe’ye kaybetmedik”. Ben açıkçası İstanbul içindeki maçları deplasman olarak kabul etmiyorum. Gerçi Galatasaray’ın Kadıköy’de pek başarılı olamıyor ama Fenerbahçe Ali Sami Yen’de de maç kazanabiliyor. Yenilen artık ikincilik kovalayacak gibi görünüyor. Diğer maçların sonuçlarına da bağlı tabi ki. Bana “Maç nasıl biter?” diye sorulacak olursa şunu derim: Eğer Fenerbahçe Baros ve Lincoln’ü durdurursa maçtan galip çıkabilir. Eğer bunu yapamazsa, Galatasaray bu maçın favorisi diye düşünüyorum. Galatasaray gibi yüksek yaratıcılık sahibi bir takıma karşı oynamak da kolay değil.
  
“EN ÖNEMSEDİĞİM İSİMLER LINCOLN VE BAROS”
Güiza da Galatasaray’ın etkili olduğu dakikalarda kontra atakta inanılmaz etkili olabilecek bir oyuncu. Galatasaray savunması arkasına çok adam kaçırıyor. Güiza onları kullanabilir. Ama tabi ki oynar mı oynamaz mı onu da bilemiyoruz. Bir sürü varyasyon olabilir. Yine de Galatasaray’ın Lincoln, Kewell, Arda, Baros dörtlüsünden en az ikisi iyi oynarsa favorinin ev sahibi olduğunu düşünüyorum. Hatta ben Alex’in oynamasından çok Fenerbahçe’nin Baros ve Lincoln’ü tutmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Kewell ve Arda da var tabi ki ama gene de son vuruşlarda Baros ve Lincoln kadar son vuruşlarda etkili isimler değiller. Benim kriterim bu, bu hafta için. Bunları hep öngörülü konuşuyoruz tabi ki. Hesapta kitapla olmayan bir sürü şey var. Geçen sezon Volkan’la Edu anlaşamadı, Nonda golü attı, Galatasaray şampiyon oldu. Öngöremediğin çok şey oluyor. Bir vuruyor adam çatala takılıyor, kaleci topu adamın önüne bırakıveriyor.
 
“FENERBAHÇE ORTA SAHADA KALABALIK OLMALI”
Gökhan Gönül’ün çok fazla ileri çıkacağını da düşünmüyorum ama ileri çıkmak onun doğasında var, bağlasan durmaz! Yine de daha hesaplı kitaplı gideceğini düşünüyorum. Galatasaray da bunun hesabını yapacaktır tabi ki. Hesap kitap işi hep bunlar, karşılıklı hamleler olacaktır. Dünya’da çok konuşulan maçlar bunlar. Ben teknik taktikten çok psikolojik etkenlerin ön plana çıkacağını düşünüyorum. Mücadele gücünün sonucu çok etkileyeceğini düşünüyorum. Onun için ben Fenerbahçe’ye banko, 1 numara Deniz’i yazarım kardeşim. Bana göre Fenerbahçe’nin bu maça Deivid, Selçuk, Deniz, Emre, Uğur orta sahasıyla çıkması lazım. Kalıyor ileride 1 kişi. Oraya Semih mi, Alex mi, Güiza mı oynar? Onu bilemem. Alex yedek de soyunabilir.
  
“ALEX VE LINCOLN’DEN ÇEKİNİLİYOR”
Alex, Lincoln… Bunlar yabana atılacak oyuncular değil. Rakip takımın yıldız oyuncusundan da mutlaka çekinirsiniz. Ben Galatasaraylıysam Alex’ten çekinirim, görmek istemem sahada. Ben Fenerbahçeliysem Lincoln’ü görmek istemem. İki teknik adam için de aynı şeyler geçerli. Alex kulübede olursa Galatasaray’ı, Lincoln kulübede olursa Fenerbahçe’yi rahatlatır.
 
“KALECİLER İYİ AMA HATA YAPIYORLAR”
İki takımın kalecileri de aslında iyi kaleciler olmalarına rağmen abuk subuk işler yapıyorlar bazen. Volkan, Eskişehir maçında havalara çıktı, Batuhan’ın kafa şutunu Yasin çizgiden çıkardı. Dönüyoruz De Sanctis’e, son dakikalardaki şutu kurtardı, gitti Beto’nun önüne attı. Volkan, İspanya maçında çok önemli kurtarışlar yaptı, gitti yan topu yumruklayamadı. De Sanctis de iyi bir kaleci ama garip işler yapıyor zaman zaman. Orta sahalarda mücadele açısından Fenerbahçe’nin, yaratıcılık açısından Galatasaray’ın öne çıkacağını düşünüyorum.
 
“EMRE TAHRİKLERE KAPILMAMALI”
Emre Belözoğlu’na “kötü oynuyor, etkisiz” diyebiliriz. Ama Emre’ye “hırssız” diyemeyiz. Acaba Emre, bu maça psikolojik olarak hazırlanıyor mu? Bilimsel yöntemleri var bunun artık. En azından telkin edilmesi lazım. Emre’nin bu maçta normal bir psikolojiyle oynayabileceğini düşünmüyorum. Yıllar sonra ilk kez çıkacak Ali Sami Yen Stadyumu’na. Yıllarca yurtdışında oynamış olmanın verdiği tecrübeyi kullanması lazım Emre’nin. Galatasaray seyircisi Emre’nin üzerine oynayabilir, normaldir. Emre’nin tahriklere kapılmaması lazım. Galatasaraylı futbolcularla Emre iyi arkadaş sonuçta ama iki takım oyuncuları da birbirlerini oyundan düşürmek için, sinirlendirmek için futbolun kuralları gereğince her türlü şeyi yapacaklardır. İki takım da bana göre gergin olacak zaten sadece Emre değil.
 
“BİZ ÖFKELİ YAŞIYORUZ”
Biz hep öfkeli yaşıyoruz zaten. Sadece spor değil. Siyasetine bak, trafiğine bak, iş hayatına bak. Çok öfkeli yaşıyoruz. Sonuçta Fenerbahçe kazansa, ilk kez olmayacak, Galatasaray kazansa da ilk kez olmayacak. Son kez de olmayacak. Berabere kalsalar kim bilir kaçıncı kez berabere kalacaklar. Bu maçların sonunda alınacak olumsuz sonuçların hayatı zindana çevirmemesi gerektiğini düşünüyorum.
  
“HAKEMİ TAHMİN EDİYORUM AMA SÖYLEMEK İSTEMİYORUM”
Antalyaspor’da Mehmet Özdilek’in çabasını olağanüstü değerli buluyorum. Eskişehirspor’da ne olursa olsun Rıza Çalımbay’ın imzasını görüyorum. Belediyespor’un sonuçları ne olursa olsun oynadığı futbola saygı duyuyorum ve Abdullah Avcı’yı duruşuyla çok beğeniyorum. Bülent Uygun, Mustafa Denizli de çok başarılılar tabi ki. İyi bir lig oynuyoruz bu sene. Kıymetini bilmemiz lazım. Derbinin hakemini tahmin ediyorum ama söylemek istemiyorum. Fırat Aydınus ve Bünyamin Gezer tahmin ediliyor ama bilemiyorum. Biz 2 sene önce Erman’la bir tahminde bulunduk, tuttu. Sonra başımıza neler geldi biliyoruz. “Vay hakemi de mi Lig TV belirliyor?” dediler.
 
(Maraton.com.tr)