Spor yazarları Atiker Konyaspor - Beşiktaş maçını yorumladı
Güntekin Onay Deplasmanda yine kayıp
BEŞİKTAŞ 12 deplasman maçında sadece 4 galibiyet aldı. Gereken kazanma kararlılığını gösteremiyor siyah-beyazlılar. İlk yarının büyük bölümünde Konya’dan üstün oynadılar. Bir şans golüyle öne geçtiler ancak 2’nci golü bulabilecek fırsatları değerlendiremediler. İlk yarıdaki özellikle Vagner Love’ın karşı karşıya kaçırdığı gol maçın kırılma anıydı.
45 dakika rakibine hiç pozisyon vermeyen Beşiktaş, 2’nci yarıda özellikle Talisca’nın sarı kartı sonrası Beşiktaş çok ciddi bir şekilde demoralize oldu. Gole gittiğine mi yanmalı Brezilyalı? yoksa Fenerbahçe maçında cezalı olduğuna mı ?
BEŞİKTAŞ, Konyaspor’un beraberlik golü sonrasında ise gereken reaksiyonu gösteremedi. Tolgay ve Vagner Love’un top kayıpları da Beşiktaş’ı olumsuz etkiledi. Şenol Güneş ne yapsa olmuyor. Deplasman sendromuna çözüm üretemiyor. Oyuncular kadrolar, formasyonlar değişiyor. Beşiktaş deplasmanda kazanamıyor.
DÜN akşam maça hakem kararları fazlasıyla damga vurdu. Hatta sadece bu maça değil önümüzdeki hafta oynanacak derbiye de… Alper Ulusoy bu seviyede neden maç yönetiyor? Hangi vasıf ile? MHK’nin bunu izah etmesi lazım.
DAHA önce “Ayağa basan değil, basılanı” oyundan atan, son dakikada herkesin gördüğünü göremeyip elle alınıp atılan golü veren, hemen her maçta kötü yönetim gösteren Alper Ulusoy değil miydi? Bu hataları yapıyor olması inanın beni hiç şaşırtmıyor. Çünkü zaten futbolu yanlış yorumlayan yetersiz bir hakem Alper Ulusoy. (Vatan)
Metin Tekin: Her maç bir final aslında
Konyaspor maçı öncesi konuşulan şey Beşiktaş'ın zorlu bir seriye başladığıydı... İçinde Bayern Münih ve Fenerbahçe'nin de olduğu bu seri öncesi evet Konyaspor maçı bir başlangıçtı ama bence bu periyoda bir seri olarak bakılmamalı. Beşiktaş'ın yapması gereken özellikle her maçın final olduğunu düşünmek...
Çünkü bunu bir süreç olarak düşünürseniz işin içinden çıkamazsanız. Özellikle yenen golden önceki Love-Vida değişikliği bunun örneğiydi. Şenol hoca bu hamleyi yaparken sanki gelecek maçı düşündü.
O yüzden başarı için maça kilitlenmeniz ve o anı düşünmeniz gerekir. Yapılması gereken sadece buydu. Bu nedenle de Şenol Hoca, Fenerbahçe derbisini düşünerek ceza sınırındaki oyuncuları oynatmamalıydı eleştirilerine katılmıyorum.
Ofansif bir kadro vardı ama ilk yarı hiç de böyle olmadı. Beşiktaş oyunu kuramamasına rağmen pozisyonları buldu. Çok güçlü bir oyun değildi ancak net pozisyonlar bulan bir Beşiktaş vardı. Yapamadığı şey topu kaleye atmaktı. Maçın kaderini belirleyen, kötü bir yönetim gösteren Alper Ulusoy'du... Hatalı olmasından daha çok yetersizliğini ortaya koydu.
Özellikle Talisca'ya verdiği sarı kart gerçekten hatalı kararın ötesinde yetersizliğinin kanıtıydı. Aynı şekilde Pepe'nin eline çarpan topta da aynı yetersizliği gösterdi.
Fenerbahçe maçı öncesi çok önemli eksikler oldu. Merkez savunmada Pepe ve bu formuyla Talisca'nın eksikliği hissedilecek ama 'kadro gücüm var' diyorsanız bunun üstesinden gelmeli Beşiktaş. Bireysel performanstan bahsetmek gerekirse Lens bir türlü başlayamadı.
Hala takıma yabancı gibi... Bayern Münih kadrosunda Lens'in olacağını düşünüyordum ancak bu haliyle zor görünüyor. Uzun haftalardır şans bulamayan Tolgay oyunda geri kaldı. Beşiktaş'ın 3 kulvardaki yolculuğunda hedefe ulaşabilmesi için Babel'in de bir dönem yakaladığı forma artık ulaşması gerekiyor. (Sabah)
Rıdvan Dilmen: Şimdi yönet bakalım
TFF'nin görevi asıl şimdi başlıyor. Başakşehir'le Beşiktaş çekişmiyor artık, 4 takım var yarışta. Galatasaray kazandığı takdirde Beşiktaş'la 6 puanlık farka ulaşacak. Başakşehir kazanırsa o da 5'e çıkaracak, Fenerbahçe de 3 yapabilir. Rakip tek değil. Tüm hocaların basın toplantıları sertleşecek. 2 takımlı yarış biri de Başakşehir'se farklı olur. Şimdi yönetin bakalım. Eleştiri babında değil, işleri kolay değil diyorum.
Maşallah dediğin 2 gün yaşamaz ya, dünkü hakem Alper Ulusoy öyle oldu. İlk yarıda hakemi çok beğenmiştim. Onların performansı da çok kötüydü ikinci yarı. Maçın önüne hakem kararları geçecek. Konyaspor'un Filipovic'in sarı kartı varken sarıldığı, çektiği, hakemin avantaja bıraktığı pozisyonda nasıl olur da pozisyon bitince atılmaz?
Ben açıkçası ilk yarıda Tolgay'ın eline gelen topu penaltı olarak görmüyorum, görene saygı duyarım ama futbol oynamış birisi olarak elini çekerken topa yakalandığını düşünüyorum. Diğer pozisyonlar ise facia. Hakem nasıl gördüyse ayağa basan kişiyi Ali Turan yerine Talisca olarak gördü. Bu öyle bir hata ki hem bu maçı etkiliyor, sinirler bozuluyor, hem de Fenerbahçe derbisini...
Hiçbir oyuncunun görmediği, sadece Jahovic'in gördüğü pozisyonda Pepe kafa-el karışık topu çizgiden çıkardı. Hakem bence kesinlikle görmedi ama ne yapayım görmediyse? Hakemin hataları ligin her kademesini etkiledi.
Küme düşme hattını, zirveyi, Fenerbahçe derbisini... Hatta sonuncusunu söyleyeyim, Caner'in Volkan'a son saniyede yaptığı da bence penaltı. Bazıları sadece hata, göremediğin pozisyonlar olabilir ama bazıları büyük yanlış.
İlk yarı 3-0'a oynuyordu Beşiktaş, pozisyonları da buldu. İkinci yarı Love'ı çıkarmışken Pepe'nin yaptığı hata sonrasında Jahovic'in golüyle 1-1'e yakalandı. Sonrasında gergin geçen maçta Beşiktaş yakaladığı pozisyonları kullanamadı ve önemli 2 puan kaybetti.
Konyaspor maçı sonrasında adaletli olmak adına diyorum ki sarı kart kararı hatalı olan Beşiktaş'ta sarı kart gören Talisca'nın cezası iptal edilmeli. İspanya'da böyle bir şey var.
Fenerbahçeliler bana kızmasınlar ama hakem Alper Ulusoy hatalı. Eğer kuralda varsa mutlaka uygulansın. Yine de ben kendime göre tespitimi söyleyeyim, bunu uygularlarsa da kesinlikle önüne geçemezler. Caner Erkin sonrası çıkan talimata döner, aynısı olur. (Fotomaç)
Cem Dizdar: Kara Kartal’da işler zora girdi
İki takım pür dikkat birbirini izleyerek başladıysa da Beşiktaş 10. dakikadan itibaren gözle görülür biçimde maça el koydu. 13. dakikadaki Love-Talisca ikili oyununa kadar futbol aksiyonu içeren bir şeyler görmedik. Oyunu değilse de 13 ve 24. dakikalarda Talisca’nın girdiği pozisyonların tasarımını yapan Love, ‘futbolda oyun görüşü ve zekabeceri kullanımı’ndan özel örnekler sundu.
Ancak bu pozisyonların dışında ortalıkta göründüğünü söylemek güç. Şenol Güneş ikinci yarıda bu duruma müdahale etmek için stoper-santrfor değişikliğiyle oyunu değiştirmek istedi. Medel, Tolgay, Talisca öne doğru birer kayacaktılar ama bu girişim kadro yerine oturmadan gole mal oldu!
İş işten geçmeden oyunu yeniden ele almaya çalışan Beşiktaş risk aldıkça pozisyona girdiyse de aynı oranda vererek iyice gerildi. Son düdük çaldığında Konya istediğini almış, Beşiktaş sadece şampiyonluk değil ikincilik hedefinden bile bir adım daha uzaklaşmış oldu.
Gecenin sorusu: Madem ‘Passolig’ gibi bir ‘güvenlik düzenlemesi’ var. O zaman deplasmana gidecek taraftara stadyum kapatmaya, haliyle yurttaşın kültürel etkinliklere katılma gibi anayasal hakkını elinden almaya ne gerek var?
Maçın starı: Yaptığı kritik kurtarışlarla takımına güven verdiği gibi arkadaşlarını cesaretlendirip öne iten Serkan Kırıntılı. Konya bu maçtan bir puanla çıktıysa kaleci Serkan’ın bunda payı çok büyüktü.
Maçın olayı: Beşiktaş zor bir periyoda girmiş, yöneticileri geri çekmiş olsalar da ‘maç ertelemeyi’ dillendirmiş, üstelik bir sonraki maçı Fenerbahçe ile oynayacakken Pepe ve Talisca gibi iki temel karakterin sarı kart görmüş olması.
Kısa mesaj: Günümüz futbolu, baskı ve oyun üstünlüğünü zorunlu kılıyor. Özellikle bu sezon oyun gücünden çok oyuncu becerisine bel bağlayan Beşiktaş bunun faturasını ağır ödüyor. (Fanatik)
Ömer Güvenç: Hasar Büyük
LİG, kupa, Devler Ligi... Uzun ve yorucu bir maratonun ilk ayağı Konya’daydı ve Beşiktaş, bu virajda hem 2 puan hem de F.Bahçe maçı öncesi 2 oyuncusunu kaybederek büyük hasar gördü. Dün önce A.Gücü-Ç.Rize, sonra da Konya-Beşiktaş maçını izledim. Bir futbolsever olarak 4 takımın maçından gösterdikleri mücadeleden büyük keyif aldım. Tebrikler.
İLK 45 dakika bitmeden 13 ve 24’te Talisca final vuruşlarını yapsa Beşiktaş 2-0 öne geçiyordu. İlk 45 dakikada rakibi Konya’dan çok üstündü. 36. dakikada Atiba’nın süper pasında Vagner’in düşüncesi süper, düşüncesi kötüydü. İkinci 45 dakikada her iki takım da bir puanı değil, 3 puanı düşünen bir futbol ortaya koydu.
EĞER Pepe tecrübesiyle gol çizgisi üzerinden topu çıkarmasa belki Beşiktaş 1 puanı da alamayacaktı. Ama böyle tecrübede bir futbolcunun kalesinden kilometrelerce uzaklıkla gereği yokken kart görmesini çok yadırgadım. Ama şunu da söyleyeyim. Bana göre o girişin cezası sarı değildi.
KONYA Fofana oyuna girdikten sonra çok daha etkili oldu. Talisca’ya gösterilen sarı kart da çok ağırdı. Hakeme gelince. Verdiklerini, vermediklerini, çaldıklarını, çalmadıklarını anlatmaya kalksam sayfalar yetmez, onun için özetleyip noktayı koyuyorum. Hocam kötü bir gününüzdeydiniz. (Vatan)