"Türkiye'de futbol dinin bile önünde!"

"Türkiye'de futbol dinin bile önünde!"
Manisaspor'dan geldiği günden beri Beşiktaş'ın değişilmez oyuncularından olan Filip Holosko, geçen sezondan transferine kadar bir çok konuda samimi açıklamalar yaptı.
 
Yaşadığı sakatlık nedeniyle bu sene arzuladığı istikrarı yakalayamayan ancak Dünya Kupası'nda oynayacak olmanın verdiği heyecanı yaşayan Filip Holosko, HTSPOR.COM'a konuştu.
  
Filip Holosko... Türkiye Holosko'nun adını ilk olarak Manisaspor'da duydu. Manisaspor'un ardından Beşiktaş'a transfer olan Filip Holosko, sergilediği performansla kısa zamanda takımın değişmez isimlerinden biri oldu.
 
Ancak Holosko, Şampiyonlar Ligi'nde 30 Eylül'de oynanan CSKA Moskova maçında ayağı kırılınca bu sezon fazla forma şansı bulamadı. Dünya Kupası'nda Slovakya milli takımının formasını giyecek olan Holosko, 'Turnuvada oynamak için son maçlarda oynamıyor' şeklinde zaman zaman eleştirildi.
 
Holosko, HTSPOR.COM'a verdiği özel röportajda Erdem Erol ve Evren Alanlı'nın sorularını yanıtladı... Beşiktaş’ı, kendisini ve Türk futbolunu değerlendirdi.
 
"AĞRILARIM HİÇ DURMADI"
-Özellikle Beşiktaş taraftarı ve sevenlerin merak ediyorlar. Önünde bir Dünya Kupası finalleri var. Sen de mutlaka heyecanlısındır. Sakatlığın söz konusu. Nedir son durumun?

Sakatlığım bundan takriben 2-3 hafta kadar önce bir antrenman sırasında oldu. Ayağıma aldığım bir darbe neredeyse tam ameliyat yerine gelmişti. Ondan sonra çekilen röntgenlerde ve tetkiklerde çok ciddi bir şey gözükmüyordu. Dolayısıyla ondan sonraki Fenerbahçe ve Sivasspor maçlarında oynadım. Ancak ağrılarım hiç durmadı. Birkaç gün antrenman yapmadığımda, dinlendiğimde ağrılarımın azalacağını çünkü ağrılarımın ödemden kaynaklandığını düşünüyorduk ama ağrılar hiç azalmadan aynı şekilde devam etti. Gerçekten ne olduğunu tam olarak anlamak için tomografi gibi çekimlerde, ayağım kırıldığında yapılan ameliyatta platinin takıldığı yerin altında kemikte bir ezilme tespit ettik. Darbe tam plakanın köşesine doğru bir yere gelmiş ve plakanın kenarı kemiğin üst kısmında bir hasar meydana getirmiş. Ve bunun da tek çaresi dinlenmek. Hiç antrenmanlara bile çıkmadan sadece yüzerek, koşu yaparak, salonda çalışarak tekrar oraya bir darbe gelmeden dinlenmek zorundayım.
 
"KAFAMDA SAKATLIKLAR KURMUYORUM"
Ben kafasında sakatlıklar kuran ve sakatım deyip oynamayan bir oyuncu değilim. Her zaman için elimden gelen bütün özveriyi yapmışımdır. Ancak son 2-3 maçta takıma gerçekten katkıda bulunmak istesem de sakatlığım buna izin vermiyor. Ama muhtemelen ligin bitmesinden bir hafta kadar sonra tekrar yapacağımız kontrollerde kemiğin tamamen düzeleceğini tahmin ediyoruz, doktorların bana söylediği bu. Ve sanırım Dünya Kupası’na yetişebileceğim.
 
"ÇEK CUMHURİYETİ FAVORİYDİ AMA..."
-Daha önce Çek Cumhuriyeti’yle tek bir ülkeydiniz. Sonra ayrıldınız. Şimdi siz Dünya Kupası’na gidiyorsunuz, Çek Cumhuriyeti gidemiyor. İki ülkede finallere katılsaydı ve aynı gruba düşseydiniz neler hissederdin?
1993’e kadar zaten aynı ülkeydik. Sonra ayrıldık. Ondan sonrasında başlarda elbette onlar çok başarılı oldu, aramızda yaptığımız maçlarda futbol olarak biz daha 2. sırada kalıyorduk ama her zaman için Çek Cumhuriyeti ile Slovakya karşılaşmaları özellikle futbol ve hokeyde çok büyük derbilerdir, ciddi rekabete sahne olur karşılaşmalar. Bu Dünya Kupası elemelerine geldiğimizde Çek Cumhuriyeti grubun favorisiydi. Polonya ile beraber herkes onların çıkacağını tahmin ediyordu. Rekabette bu sefer biz öne geçtik çünkü deplasmanda onları yendik. Kendi sahamızda onlarla berabere kaldık. Dünya Kupası’nda da aynı grupta oynayacak olsaydık, biz onların önüne geçerdik. Çünkü şu anda çok genç, beraber oynamaya alışmış ve gerçekten çok iyi bir takımımız var. Çekler'in bizimkine benzer bir jenerasyon yakalaması için belki daha zamana ihtiyaçları olacak. Yinede Dünya Kupası’nda onlarla aynı grupta olsaydık çok büyük bir maç olurdu. Ciddi bir rekabet olurdu.
 
"ASKERLER OLDUĞU SÜRECE SAVAŞ SÜRER"
-Beşiktaş’ta bu sezon az maç oynadın ama asist yaptın, gol attın. Takımın diğer golcüleri formsuz iken sen daha fazla maç oynayabilseydin Beşiktaş’ın gol sayısı artardı diye düşünüyor musun?
Ben oynadığımda takımın daha çok gol atabileceğini söylemek bence çok doğru olmaz. Çünkü dengeli bir takımız ve herkes ortalama güçlerde. Yani hiçbir oyuncunun diğerinden daha önde olduğunu söyleyemeyiz. Bu benim için de geçerli. Slovakya’da söylediğimiz gibi, ‘Askerler olduğu sürece savaş sürer’. Nitekim bizimde yeterli askerimiz var.
 
"EN KÖTÜ SEZONUMU YAŞADIM"
Eğer kendi kendimi değerlendirmem gerekirse bu sezon çok iyi performans ortaya koyduğumu düşünmüyorum. Benim Beşiktaş’a daha doğrusu Türkiye’ye geldiğimden beri bence en kötü sezonum bu. Hem sakatlık dolayısıyla hem de genel oyun performansına baktığımızda… Bunu sadece atılan gollere ve yapılan asistlere bakarak söylemiyorum, oyun olarak gerçekten bu sene kötü olduğumu düşünüyorum. Bu sene kendi performansımdan hiç memnun değilim. Ama mu htemelen geçirdiğim büyük sakatlığın bunda etkisi var.
 
"GEÇEN YILKİ ŞANS YANIMIZDA YOKTU"
-Geçen seneki Beşiktaş’ı bu sene izleyemedi sporseverler. Bunun nedeni neydi? Ne değişti?
Bu cevaplaması zor bir soru. Baktığınızda geçen sene kendimizi daha fazla ortaya koyuyorduk gibi görünebilir. Ama buda çok doğru değil. Çünkü kendi performansımızı biliyorum ki geçen sene maçtan sonra ne kadar yorulduysak bu senede o kadar yoruluyoruz. Ama sanırım eksik olan bir şey var ki oda şans faktörü. Sanırım futbolda şans faktörü çok önemli. Geçen sene birçok maçta yanımızda olan şans bu sene yanımızda değildi. Bu sene pozisyon bulduğumuz pek çok maçta talihsiz goller yedik. Sanırım bu seneyle geçen sene arasındaki en ciddi fark bu şans faktörü.
 
NEDEN BEŞİKTAŞ?
-Beşiktaş’a gelmeden önce İngiliz kulüpleri istiyordu seni. Ama Beşiktaş’ı tercih ettin. Bir gün İngiltere’ye gitmek istiyor musun? Fikirlerin değişti mi? İtalya mı, İspanya mı olur yoksa ‘Ben Beşiktaş’ta kalacağım’ mı diyorsun?

Beşiktaş’a transferim sırasında İngiliz kulüplerinden gelen teklifleri açıkçası ben çok bilmiyordum. Ama sanırım şöyle bir durum olmuş olabilir. Beşiktaş beni çok net bir şekilde isterken, sanırım birkaç İngiliz kulübünün sadece ilgisi varmış. Hani onlar %50-%50, onlar evet ya da hayır derken, Beşiktaş net bir şekilde evet seni istiyoruz, gel bizde oynayacaksın dedi. Üstelik benim Manisaspor’dan Beşiktaş’a transferim bir nevi seviye yükseltmek, seviye atlamak, futbolumu üst seviyeye çıkarmak. Çünkü benim hayalim her zaman için Şampiyonlar Ligi’nde, Avrupa kupalarında oynamak, UEFA da buna dahil. Ve bunu Manisaspor’da rahat bir şekilde yapabileceğimi sanmıyordum. Avrupa kupalarında oynayabileceğim her zaman büyük hedefleri olan, her zaman en üstleri hedefleyen bir takıma geldim Beşiktaş’a transferimle. Geldiğim içinde gerçekten çok mutluyum.
 
"SLOVAKYA GÖZ ÖNÜNDE OLACAK"
Kötü bir sezon geçirdim, sakatlık yaşadım ve bana gelen bir teklif yok şu an doğal olarak. Ama önümüzde Dünya Kupası var. Dünya Kupası sadece benim için değil oynayacak bütün oyuncular için kendilerini göstermek adına gerçek bir alan. Üstelik bizim milli takımımız diğer takımlardan biraz daha göz önünde olacak çünkü merakla beklenen bir takımız. Orada nasıl oynayacağız, nasıl performans göstereceğiz, nasıl sonuçlar alacağız, ondan sonra göreceğiz bana yada diğer oyunculara kimlerin ilgisi olduğunu.
 
HEDEFİ AVRUPA AMA...
Ancak şunu söyleyeyim, İngiltere’den veya herhangi bir kulüpten teklif gelirse sadece İngiltere’de oynamak için gitmem. Orada da Avrupa kupalarında hedefi olan bir takımda oynamak isterim. Orada alt sıralarda oynayan bir takıma gitmenin benim için, büyük bir kulüpten sonra transfer olmanın çok anlamlı olduğunu sanmıyorum.
 
"TÜRKİYE İÇİN BAŞPARMAĞIMI TUTTUM"
-Türkiye’nin Dünya Kupası’nda olmayışını nasıl değerlendiriyorsun?

Türkiye’nin Dünya Kupası’nda olmaması gerçekten çok yazık. Çünkü Türkiye gerçek bir futbol ülkesi. Bence Avrupa’da en üst düzeydeki futbol ülkeleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin gitmemesine gerçekten çok üzüldüm. Slovaklar'da bir deyim vardır, şans dilemek için, ‘Başparmağımı tutuyorum’ diye. Türkiye için bütün maçlarda şans diledim, başparmağımı tuttum. Aynı şeyi Avrupa Şampiyonası’nda da yapmıştım. Özellikle Çekler'e karşı oynadığınız maçta sizi tutmuştum. Dünya Kupası’na gidememenize gerçekten çok üzüldüm.
 
"TÜRKLER'İN EN BÜYÜK EKSİKLİĞİ TAKTİK"
-Slovakya teknik direktörü olsam. Türkiye’yle maç yapacak olsak ve sana Türk milli takımını sorsam, ‘Nasıl oynamalıyız, taktiğimiz nasıl olmalı, nelere kimlere dikkat etmeliyiz’ dersem, neler söylersin?

Türkiye’yle oynuyor olsaydık özellikle Türk oyuncuların çok teknik olduğunu, ayaklarına ve topa çok hâkim olduklarını öncelikle söylerdim. Türkiye’ye karşı en büyük avantajımızın da taktik olduğunu söylerdim. Bu sadece Türkiye’nin değil bende Türk futbolunun en büyük sıkıntısı. Çok ciddi bir taktik bilgisi ve taktik bilgi eksikliği var Türkiye’de. Eğer illa bir oyuncuyla ilgili benden bilgi isteselerdi, gerçekten çok kaliteli oyuncular var ama özellikle önlem alınması gereken bir oyuncu olarak Arda’yı söylerdim. Bende Türkiye’de şu anda oynayan başarılı oyuncuların başında geliyor.
 
Röportajımızın bu esnasında Holosko’ya Türkiye’de oynayan oyunculardan kale, defans, orta saha ve forvet mevkilerinde oynayan isimlerden kendisine göre en iyilerini dile getirmesini istedik. Uzunca düşündü ve bizde çok zor yerden sorduk diyerek bir örnekleme yapmak adına ‘Lugano mu Servet mi dedik’. Holosko, hiç düşünmeden tereddütsüz Lugano dedi.
 
-Spor medyasını takip ediyor musun? Futbolcularla ilgili veya kendinle ilgili haberleri okuyor musun?
Gazete zaten pek okumam, anlamadığım da için. Evde sadece Lig TV var, orada Türkiye ligini takip ediyorum.
 
"TÜRKİYE'DE FUTBOL DİNİN BİLE ÖNÜNDE"
-Biraz önce Türkiye’de oynayan en iyi oyuncuların başında Arda’nın geldiğini söyledin. Arda’nın son dönemlerde yaşadıklarını biliyorsundur zannediyorum. Hakkında yapılan eleştiriler üzerine en son çıkıp yaptığı açıklamalar… Eleştiriler karşısında adeta içini dökmesi… Türkiye’de futbolcuların üzerine bu kadar gelinmesini nasıl değerlendiriyorsun?

Türkiye futbolu çok uçlarda yaşayan bir ülke. Çok ekstrem bir futbol ülkesi burası. Futbolun çok ekstrem olarak algılandığı bir ülke burası. Neredeyse dinin bile önünde burada. Dolayısıyla insanlar futbola olduğundan daha fazla anlam verip, aslında sıradan insanlar olan futbolculara çok farklı insanlarmış gibi davranıyorlar. Türkiye uçlarda ama bunun dünyanın her yerinden olduğunu söyleyebilirim.
 
"İYİ SPORCU OLAN SIRADAN İNSANLAR"
Slovakya’da bile benim hakkımda bile yazılan şeyler var. İnsanlar idolü olarak gördükleri bu insanlar değil ki aslında sadece insan ve sporcu olan bu insanların hayatlarında izledikleri yolu yanlış bulup aslında şöyle değil böyle yapması gerektiğini söylüyorlar ama bunun ne kadar doğru olduğu tartışılır. Çünkü burada sadece iyi sporcu olan sıradan insanlar var karşınızda.
 
"ABES OLUR"
Mesela en son benim hakkımda yazılanlar. İşte Dünya Kupası'nda oynamak için 2 maçı oynamıyor diye bir şeyler yazıldı. Fenerbahçe maçından sonra antrenman yapmadım. Çarşamba günü sakatlık oldu, Perşembe, Cuma çalışmadım ve Cumartesi maça çıktım. Sonra Sivas maçında oynadım. Ardından bu bana basın toplantısında soruldu. Böyle bir şey düşünmek bile abes olur.
 
Kaynak: HTSPOR.COM / Erdem EROL - Evren ALANLI