Trendyol Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor'un teknik direktörü Özhan Pulat, yeni sezonda doğru oyuncu, doğru oyun sistemi ve yüksek tempolu antrenmanlarla başarılı bir takım oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Takımın yaz kampında beIN SPORTS'a özel açıklamalarda bulunan Pulat, geçen sezon ligde kalma mücadelesi veren Eyüpspor'un önemli bir başarı hikayesi yazdığını belirtti.
Geçen sezon görev yapan teknik ekip, yönetim ve futbolculara teşekkür eden Pulat, "Eyüpspor geçen sene birçok kulübe ilham verecek müthiş bir hikaye yazdı. Birçok oyuncumuz ayrılmasına rağmen takımda kalan isimlerin sahiplenme duygusunu yeni gelen arkadaşlara aktarması bizim için çok büyük avantaj oldu." dedi.
Hatayspor'da görev yaptığı dönemde yaşadığı ligde kalma mücadelesiyle Eyüpspor'un geçen sezonki süreci arasında benzerlik bulunduğunu dile getiren Pulat, şöyle konuştu:
"Bizi bu doğrultuda kader birleştirdi. Hem kulüp hem de teknik adam tarafı olarak o travmayı yaşamış ve alnının akıyla çıkmış taraflarız. Bu sıkıntılı sürecin ne kadar yorucu olduğunu biliyoruz. Dersler çıkarıp sezona futbolun doğrularıyla başlamak ve lige keyif vermek istiyoruz. Şimdi başarıyı daha yukarıya çıkarma zamanı. Oyuncularımız ve yönetimimizle bütün olup rahat bir sezon geçirmek istiyoruz."
"Futbol bir tiyatro oyunu"
Antrenörlük kariyerine 2004 yılında başladığını aktaran Pulat, amatör liglerden üst seviyeye kadar futbolun her kademesinde görev yaptığını söyledi.
Kendisini "futbol emekçisi" olarak tanımlayan Pulat, "Toprak sahaları ve ayazı çok iyi biliyorum, Old Trafford'u da yaşadım. Futbol bir tiyatro oyunu. Belediye sahnesinde de oynasanız, Broadway sahnesinde de oynasanız oyun aynıdır. Önemli olan o ruhu ve duyguyu verebilmektir." ifadelerini kullandı.
Pulat, Bursaspor'un yeniden yükselişe geçmesinin Türk futbolu adına sevindirici olduğunu belirterek, "Bursaspor şampiyonluk apoletini takmış güzide bir kulüp. Camia takımlarıyla liglerimiz çok daha güzel. Yaşadıkları kabusu son 2-3 yıllık planlamayla rüyaya çevirdiler. Kendilerine başarılar diliyorum." değerlendirmesinde bulundu.
"Antrenmanların süresi kısa, şiddeti yüksek olmalı"
Yeni jenerasyon futbolcularla çalışmanın teknik adamlara farklı sorumluluklar yüklediğini anlatan Pulat, oyuncuların değişen alışkanlıklarına göre antrenman modellerinin de yenilenmesi gerektiğini vurguladı.
Futbolun giderek mekanik ve robotik bir yapıya dönüştüğünü savunan Pulat, şunları kaydetti:
"Z kuşağı 10 dakikadan fazla keyif almadığı şeyi takip etmiyor, sürekli hareket istiyor. Futbol artık daha yüksek enerjili, daha fazla temasın ve geçişin olduğu bir hale geldi. Bu nedenle antrenmanların süresini kısa, enerji yükünü ve şiddetini yüksek tutuyoruz. Oyuncunun keyif aldığı, nefes alamadığı ve rallinin çok olduğu çalışmalar hazırlıyoruz. Teknik adam, elindeki oyuncuya göre pragmatik biçimde her şeyi tasarlamalı."
"Esas olan sistem ve uyum"
Transfer çalışmalarında oyuncuların geçmişinden çok gelecekte ulaşabilecekleri seviyeye önem verdiğini aktaran Pulat, kadro planlamasında isimden ziyade sistem ve uyumu öne çıkardığını ifade etti.
Pulat, "En pahalı veya en iyi oyuncuları almak sizi en iyi yapmaz. Esas olan sistem ve uyumdur. Yapbozun parçalarının en güzel olmasına gerek yok, doğru yere oturması yeterlidir." diye konuştu.
Daha önce keşfettiği oyunculara ilişkin örnekler veren Pulat, şu ifadeleri kullandı:
"Fransa 3. Lig'den Mehdi Boudjemaa'yı aldık, bizde fark yaratıp Cezayir Milli Takımı'na seçildi. Bertuğ Yıldırım genç takımdayken onu Mame Diouf'un arkasına transfer ettik, Avrupa'ya gitti ve A Milli Takım'a yükseldi. Ayoub El Kaabi'yi 2018'de Fas'ın Berkane takımında buldum. Bugün o oyuncuların hayatında iz bırakmış olmak benim için çok değerli."
Eyüpspor yönetiminin teknik ekibin oyuncu seçimlerine ve potansiyel değerlendirmelerine inandığını söyleyen Pulat, "Amacımız doğru antrenman, doğru oyun sistemi ve doğru oyuncuyla en iyiyi yakalamak. En iyi isimlerle değil, doğrularla sahada karşılık vermek istiyoruz." dedi.
"Futbol hala özgür ve mutlu olanın oyunu"
2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki oyun anlayışını da değerlendiren Pulat, yaratıcı oyuncuların düşük efora rağmen skora doğrudan etki edebildiğini dile getirdi.
Futbolun belirli kalıplara sokulmasının oyunun doğasına zarar verdiğini savunan Pulat, "Futbol hala sahada mutlu ve özgür olanın maksimum verim verebildiği bir spor. Messi'nin hala üretmesinin nedeni de bu. Bu oyuncuların motivasyon kaynağı para veya transfer değil, oyundan keyif almaları." şeklinde görüş belirtti.
"Santraforun kadar iyi takımsın"
Futbolda santraforun vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Özhan Pulat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Futbola dair net emin olduğum bir şey var: Santraforun kadar iyi takımsın. İstediğiniz kadar pas yapın, yüzde 70 topa sahip olun, orada neticelendirecek bir oyuncunuz yoksa bunların hiçbir anlamı yok. Kalecisiz bir futbol nasıl düşünülemezse santrafor da bu oyun için o kadar elzemdir. Futbolun DNA'sıyla çok fazla oynamamalıyız."
A Milli Takım'ın Dünya Kupası performansını da değerlendiren Pulat, turnuva deneyiminin önemine dikkati çekti.
Milli oyuncuların kulüplerindeki karşılaşmaları da büyük bir heyecanla takip ettiklerini anlatan Pulat, "Turnuva takımı olmamanın sıkıntısını yaşadık. Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası gibi organizasyonlarda yapılacak bir hata sizi turnuvanın dışına itebiliyor." dedi.
Teknik direktör Vincenzo Montella'nın Avrupa Şampiyonası'nda başarılı bir grafik çizdiğini hatırlatan Pulat, "Dünya Kupası'nda kağıt üzerinde başarısız olabilir ancak kattıkları da var. Nabızlar düştükten sonra değerlendirme yapılmalı. Ne hakkı yenmeli ne de üzerine gereğinden fazla anlam yüklenmeli." yorumunu yaptı.
"Bilgi otoriteyi sağlar"
Yurt dışındaki antrenman yöntemlerini yakından takip ettiğini belirten Pulat, dünyaca ünlü teknik adamlar yerine kendi çalışabileceği seviyedeki takımlarla başarı yakalayan antrenörleri incelediğini söyledi.
Will Still ve Herve Renard gibi teknik adamların çalışmalarını takip ettiğini aktaran Pulat, Şili'deki Universidad Catolica'nın antrenmanlarını da yerinde izlediğini belirtti.
Pulat, "Bu işten kazandığım her şeyi tekrar bu işe yatırıyorum. Gelişmeli ve öğrenmeliyim. Bilgi otoriteyi sağlar. Oyuncu, sahadaki problemlere vereceğiniz çözümlere, stratejilerinize ve antrenman biçiminize göre size saygı duyar." ifadelerini kullandı.
"Türk futbolunun sabır ve hoşgörüye ihtiyacı var"
Yeni sezonda Süper Lig'in marka değerinin yükselmesi için futbolun bütün paydaşlarına sorumluluk düştüğünü söyleyen Pulat, teknik direktörler, oyuncular, yöneticiler ve hakemlerin daha sabırlı davranması gerektiğini kaydetti.
Bodo/Glimt'i istikrar konusunda örnek gösteren Pulat, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çok sabırsız ve tahammülsüzüz. Kötü oynayan oyuncunun hemen gönderilmesi, teknik adamın veya yönetimin kısa sürede değiştirilmesi kimseye fayda sağlamıyor. Bodo/Glimt, büyük travmalara rağmen yönetim, teknik ekip ve oyuncu istikrarıyla dünya futbolunda ses getirdi. Bunun altında sabır var. Ülkemizin tesisleri ve stadyumları Avrupa standartlarında. Türk futbolunun teknik ve eğitimden önce sabır ve hoşgörüye ihtiyacı var."