Beşiktaş Sportif Direktörü Önder Özen,
UEFA Avrupa Ligi lig aşamasındaki rakiplerini beIN SPORTS ekranlarında değerlendirdi.
Şampiyonlar Ligi ile Avrupa Ligi'nin zorluğu arasında makasın kapandığını söyleyen Özen, "Bu yeni formatla birlikte Şampiyonlar Ligi ile UEFA Avrupa Ligi arasındaki makas kapandı. Bunu özellikle son 2 sezonda görebildik. Yarı bir Şampiyonlar Ligi grubu diyebiliriz buna... Birçok ekip Şampiyonlar Ligi'nde de deneyimlere sahip." sözlerini sarf etti.
DAUM DETAYI...
Bayer Leverkusen'i değerlendiren Özen, "Sırayla değerlendirecek olursak: Leverkusen; bir İspanyol teknik adamla çalışıyor, çok geniş bir kadroları var. Eski dostumuz merhum Christoph Daum'un oğlu Marcel Daum da teknik ekiplerinde. Ben Marcel Daum'un çocukluğunu, biraz gençliğini biliyorum, birlikte çalışmıştık merhum babasıyla. Zorlu bir ekiptir Leverkusen." ifadelerini kullandı.
Marsilya'nın bu kupadaki tecrübesini hatırlatan Önder Özen, "Marsilya; bu kupada üç kez final oynamış bir ekip. Bruno Genesio ile başladılar sezona. İlk hafta Strasbourg'da 4-0 yenerek önemli bir galibiyet aldılar. Hem Gouiri gibi, Paixao gibi, Timber gibi, Hojbjerg gibi çok çok önemli, Avrupa futbol piyasasında çok değerli kabul edilen oyunculara sahipler." dedi.
"BAŞVURU YAPILACAK"
Güney Kıbrıs ve İsrail ekipleri olan maçların saha dışında zorlayıcı olacağını aktaran Önder Özen, "Union Saint-Gilloise; biliyorsunuz Türk takımlarıyla daha önceki eşleşmelerinde hep sorun çıkardı. Çok çabuk oynayan, genç, dinamik bir ekip. Celtic; belki kadro olarak değil ama atmosfer olarak korkutucu bir deplasman, bunu biliyoruz. Crystal Palace'la evde oynayacağız. Premier Lig'in en seri stil, en çabuk oynayan, en direkt oynayan ekibi, çok sert bir ekip. Çok zorlu bir eşleşme olduğunu söyleyebiliriz Crystal Palace için. Omonia da bizim için gerçekten zorlu bir deplasman olacak. Çünkü Türk takımları biliyorsunuz Güney Kıbrıs'a direkt gidemiyorlar, buna izin verilmiyor. Çıkabilecek her türlü zorluk çıkıyor. Atina üzerinden gitmek zorunda kalıyorsunuz. Bu deplasman da bizim için epeyce zor. Sonra içeride Hapoel Be'er Sheva eşleşmesi var. Normalde UEFA Avrupa Ligi'ne katılan takımlar dört maçı içeride, dört maçı dışarıda oynarlar ama biz dört maçı içeride oynayamayacağız bu sebeple. Tabii ki kulüp başvuru yapacaktır ama İsrail takımlarıyla olan eşleşmelerde genellikle iç sahayı vermedi UEFA Türk takımlarına. Bu kez onu aşmaya çalışacağız. Aşabilirsek evde oynarız ama aşamazsak bu maç da evde oynanmayacak. Bu da zorlaştırıcı bir unsur. Yani dört maç yerine üç maç evde oynamış olmak bir dezavantaj." sözlerini sarf etti.
"OYNATTIĞI OYUNU ÇOK BEĞENİRİM"
Rakiplerden birisi olan Hoffenheim'ı çok yakından takip ettiğini aktaran Özen, "Son takım da benim özellikle geçen sezon çok yakından takip ettiğim Hoffenheim. Özellikle teknik direktörleri Christian Ilzer'i çok sıkı takip etmiştim. Oynattığı oyunu çok beğenirim, biraz da Beşiktaş'ın oynamaya çalıştığı oyuna çok benzetirim. Onlar da topu geri kazanma süresi çok düşük olan bir ekip. Çok atletik, çok dinamik, pres gücü çok çok yüksek bir ekip. Benim geçen sene Alman Ligi'ndeki favori ekibimdi. Yani maç saatlerini ayarlar, izlerdim. Eğer o sırada evde bulunamayacaksam da mutlaka kaydederdim, o kadar değerli bir ekip. Umarım bizim için iyisi olur. Eğer bu gruptan 10 puan alabilirsek yolumuza devam edeceğiz. Dilerim ve umarım ki 10 puan ve üzerinde puanlar toplayıp yolumuza devam edebiliriz." ifadelerini kullandı.
Son olarak Vincenzo Italiano ve öğrencilerinin Avrupa'daki tecrübelerine dikkat çeken Özen, "Avrupa kupalarında deneyimli bir teknik direktörümüz var. İstekli bir antrenör ekibimiz var. Bu kupalarda deneyim kazanmış önemli oyuncularımız var. İnancımız yüksek ama yolumuzun da zorlu olduğunu biliyoruz. Her UEFA Avrupa Kupası kurası zorludur. Bu seviyeye gelmiş ekiplerle oynamak zordur ama başka zorlaştırıcı unsurlar da çıktı; iç sahayı yeteri kadar kullanamamak gibi veya bir deplasmanı iki deplasman maliyetiyle ve gücüyle, eforuyla oynamak zorunda kalmak gibi. Ama zorsa zordur, Beşiktaş ne gerekiyorsa sahada yapacaktır muhakkak." dedi.